logo
  • Üye Ol
    Ad       Soyad   
    E-Posta       Parola   
  •  | 
  • Giriş Yap
    Facebook ile bağlan
    E-Posta   
    Parola   
   
Diyabet Egzersiz ve Beslenme
  • Facebookta Paylaş
  • Facebookta Paylaş
  • Google plus Paylaş
Yayınlanma Tarihi: 26.04.2015


Yazar: Yrd. Doç. Dr. Aylin BÜYÜKKARAGÖZ
ÖZET

Egzersizin, diyabetes mellitusun önlenmesi ve tedavisindeki etkisi artık kesin olarak kabul edilmekte ve kan şekerinin uygun sınırlarda tutulması için egzersiz önerileri geliştirilmektedir. Genel olarak değerlendirildiğinde diyabetin önlenmesi, prediyabet ve Tip2 DM’da haftada en az 3 gün, toplam 150 dakika olacak şekilde orta şiddette egzersiz yapılması önerilmekte olup, egzersiz sırasında ekstra karbonhidrat gereksinimi bulunmamaktadır. Tip 1 DM’lu bireylerde ise kan şekerine bir çok etken etki etmektedir ve egzeriz konusu daha çok dikkat gerektirmektedir. Bireyin egzersiz öncesi, sırası ve sonrası kan şekerinin takibi özellikle hipoglisemilerin önlenmesi açısından çok önemlidir. Bu nedenle bireye özgü gerekli insülin ve karbonhidrat düzenlemeleri ile kan şekerinin normal sınırlarda tutulmasına çalışılmalıdır.

Diabetes mellitus (DM), insülin salınımında görülen bozukluk ve/veya mevcut insülinin kullanılamaması sonucu meydana gelen kan glikoz konsantrasyonundaki yükseklik ile karakterize metabolik hastalıklar bütünüdür (Thompson, Gordon, Pescatello, 2014).

Hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkeler için özellikle Tip 2 diyabet çok hızlı büyüyen önemli bir halk sağlığı sorunudur (Hu, Lakka, Kilpelainen, Tuomilehto, 2007). Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre 2014 yılında 18 yaş üstü bireylerde diyabet görülme oranı % 9 olarak saptanırken (Alwan, 2011), 2010 TURDEP-II çalışması sonuçlarına göre Türkiye'de erişkin bireylerdeki diyabet görülme sıklığının %13,7'ye ulaştığı belirlenmiştir (Turdep 2, 2011). 

Diyabetin; Tip 1, Tip 2, gestasyonel ve diğer spesifik kaynaklı (ör.genetik bozukluklar, ilaç kaynaklı vb.) olmak üzere 4 farklı türü bulunmaktadır (Kerner , Brückel, 2014).

Tip 1 DM, insülin hormonunun eksikliği sonucu ortaya çıkmakta ve sıklıkla çocukluk ve gençlik yaşlarında ortaya çıktığı için “Juvenil diyabet” olarak da tanımlanmaktadır. Diyabet vakalarının % 5-10’unu oluşturan Tip 1 diyabet, pankreasta bulunan ve insülin üreten beta hücrelerinin otoimmün bir süreç sonunda zedelenmesi ile meydana gelmektedir. Hastalar insülin yetersizliği nedeni ile ömür boyu insülin hormonunu dışardan almak zorundadır. Bu nedenle Tip 1 diyabet, insüline bağımlı diyabet olarak da adlandırılmaktadır (Diagnosis and Clisssification of Diabetes Mellitus, 2004 ).

Tip 2 Diyabet (insüline bağımlı olmayan veya yetişkin başlangıçlı diyabet) vücudun insülin kullanımındaki yetersizlik sonucu oluşmaktadır. Dünya’daki tüm diyabet vakalarının %90’ını oluşturmakta olup genellikle obezite ve fiziksel inaktivite gibi çevresel faktörlerin sonucunda ortaya çıkmaktadır. Son yıllarda Tip 2 diyabet sadece yetişkinlerde değil çocuklarda da görülebilmektedir (Diagnosis and Clisssification of Diabetes Mellitus 2004; Colberg vd.,2010).

Gestasyonel diyabet, hamilelik süresince ortaya çıkan kan şekerindeki artışla karekterize diyabet türüdür. Gestasyonel diyabetli kadınların hamilelik süresince ve doğumda komplikasyon riskleri ve ileride Tip 2 DM görülme oranları artmaktadır (Morton, Kirkwood , Thangaratinom, 2014).

Genel olarak değerlendirildiğinde diyabet tedavisindeki temel amaç;  diyet, egzersiz ve bazı vakalarda insülin veya oral hipoglisemik ajanların kullanımı ile glisemik kontrolün sağlanmasıdır (Thompson, Gordon, Pescatello, 2014).

Diyabetin Önlenmesinde Egzersiz

Tip 1 Diyabetin önlenmesine yönelik maalesef bilgiler yeterli olmamakla birlikte, Tip 2 diyabet gelişiminde fiziksel inaktivite ve obezitenin önemli ve değiştirilebilir risk faktörleri olduğu bilinmektedir (Hu, Lakka, Kilpelainen, Tuomilehto, 2007). Yapılan 5 yıllık takip çalışması sonuçlarına göre, obez bireylerde Tip 2 DM görülme riski normal ağırlıktaki bireylerden 42.1 kat fazla bulunmuştur (Chan, Rimm, Golditz, Stampfer, Willett, 1994). Diyabetin önlenmesinde egzersizin rolü de çok önemlidir. Egzersizin insülin direncini azalttığı, insülin etkisini ve glikoz toleransını artırdığı ayrıca kardiyovasküler risk faktörlerini de azaltarak ağırlık kaybı ve korumaya da yardımcı olduğu bilinmektedir (Hayes, 2012).

Amerika Diyabeti Önleme Programı'nda, dört yıllık yaşam tarzı değişikliklerinin tip 2 diyabet görülme oranını %58 oranında azalttığı (Knowler, Barrett-Connor, Fowler, 2002), Japonya Diyabeti Önleme Programında ise haftalık 210-280 dakikalık orta şiddette egzersizin diyabet riskini %67 oranında azalttığı saptanmıştır (Kosaka, Noda, Kuzuya, 2005).  Çin ve Finlandiya’da benzer sonuçlar elde edilmiştir (Lindstrom, Ilanne-Parikka, Peltonen, 2006; Li, Zhang, Wang J, 2008). Genel popülasyonlar için önerilen fiziksel aktivite önerileri Tip 2 DM önlenmesi için olan öneriler ile benzerdir. Günlük 30 dakika veya haftada en az 150 dakika orta şiddette veya 75 dakika ağır aktivitelerin, diyabet gelişimini engelleyecek aktivite düzeyleri olduğu kabul edilmektedir (Hu, Lakka, Kilpelainen, Tuomilehto, 2007; Hayes, 2012,). Son zamanlarda yapılan bir meta analizde, aerobik egzersize ek olarak yapılan dayanıklılık egzersizinin tip 2 diyabeti önlemede ek yarar sağlığı saptanmıştır (Aguiar, Morgan, Collins, Plotnikoff, Callister, 2014). 

Prediyabet, bozulmuş açlık glikozu ve/veya bozulmuş glikoz toleransı olarak tanımlanmaktadır (Sénéchal, Slaght, Bharti, Bouchard, 2014). Genellikle 3-10 yıl içerisinde prediyabetin tip 2 DM’a dönüştüğü görülmektedir (Hayes, 2012). Prediyabeti olan bireylerin çoğu obezite ve Tip 2 diyabet bakımından risk altında olup tedavide diyet ve egzersiz başta olmak üzere yaşam tarzı değişiklikleri önerilmektedir. Düzenli egzersizin prediyabetli bireylerde, Tip 2 diyabet gelişim riskini geciktirdiği ve hatta önlediği görülmektedir(Sénéchal, Slaght, Bharti, Bouchard, 2014).

Diyabette Egzersiz ve Beslenme

Tip 2 Diyabetes Mellitus


Toplumda daha çok görülen tip 2 diyabetes mellitus tedavisinde amaç optimal kan glukoz, lipid ve kan basıncı seviyelerinin sürdürülerek diyabete bağlı gelişen kronik komplikasyonların önlenmesi veya geciktirilmesidir (Definition, diagnosis and classification of diabetes mellitus and its complications, 1999).

Tip 2 DM bireylerde uygun yeme düzeni ile birlikte egzersizin bir arada kombine tedavisi uygulanmaktadır. Bu tedavi yaklaşımı diğer olumlu önemli sağlık etkileri ile birlikte optimal kan glukoz kontrolünü sağlamaktadır (Hayes, 2012). Tip 2 diyabetli bireylerde düzenli egzersizin glikoz toleransını iyileştirdiği, kas ve karaciğer insülin duyarlılığını artırdığı, HbA1C düzeyini azalttığı (Thompson, Gordon, Pescatello, 2014; Marwick vd., 2009, , Hordern vd., 2008) ayrıca lipid profili, kan basıncı, vücut ağırlığı ve fonksiyonel kapasite gibi kardiyovasküler risk faktörlerini azalttığı dikkati çekmektedir (Colberg vd., 2010).

American College of Sports Medicine (ACSM) diyabetli bireyler için haftada 3-7 gün, toplam 150 dakika olacak şekilde, %40-60 VO2 max yoğunluğunda, büyük kas gruplarını ritmik ve sürekli olarak çalıştıran egzersizlerin kullanılmasını önermektedir. Düzenli egzersiz geçmişi olan diyabetli bireyler VO2 max değerlerini %60 ve üstünde tutarak daha iyi glikoz kontrolü sağlanabilmektedir (Thompson, Gordon, Pescatello, 2014). Pek çok fiziksel aktivite rehberinde diyabetli bireyler için hem aerobik hem de dayanıklılık egzersizlerini önerilmekte (Aguiar, Morgan, Collins, Plotnikoff, Callister, 2014), belirtilen haftalık 150 dakikalık toplam aktivite süresinin en az 10 dakikalık periyotlara ayrılabileceği belirtilmektedir.

Enerji harcamasını artırmak Tip 2 diyabetli bireyler için önemli bir hedef olduğundan, egzersiz süresi kademeli olarak artırılmalıdır. Fiziksel uygunlukları geliştikçe daha yoğun fiziksel aktiviteler yapılarak egzersize adaptasyon sağlanmalı ve bireylerin sıkılması önlenmelidir (Thompson, Gordon, Pescatello, 2014). Haftada en az 5 gün egzersiz planının yapılması önerilirken, üst üste 2 gün bireyin hareketsiz kalması önlenmelidir (Hayes, 2012). Diyabetik nöropartisi, nefropatisi ve retinapatisi olan bireylerin egzersiz konusunda daha dikkatli olmaları ve oluşabilecek komplikasyonlar açısından daha dikkatli değerlendirilmeleri gerekmektedir (Thompson, Gordon, Pescatello, 2014)

Genellikle Tip 2 DM‘lu bireylerde egzersiz nedeni ile ek enerji ve karbonhidrat desteği gerekmemektedir (Hayes, 2012). Kişinin diyabetine uygun beslenme planına devam etmesi ve egzersiz nedeni ile kaybettiği sıvı miktarını karşılaması önem kazanmaktadır (Hayes, 2012).

Tip 1 Diyabetes Mellitus

Fiziksel aktivite ve egzersiz; Tip 1 DM’lu bireylerde serum lipoprotein düzeylerini kontrol etmede, kan basıncını azaltmada ve kardiyovasküler fitness'ı artırmada, aynı zamanda bireyin psikolojisini ve sosyal ilişkilerini iyileştirmede etkili bir yöntemdir. Egzersiz bireyin diyabetini kontrol altında tuttuğunu hissetmesini sağlar. Bu faydalı etkileri görmeleri için tip  1 diyabetli bireyler egzersize yönlendirilmelidir. Egzersiz ile birlikte kullandıkları insülin miktarları ve kan glikoz seviyelerinin olumlu değişimi diyabetin kontrol altında tutulmasında etkilidir (Samadi, 2012).

Tip 1 diyabetli bireylerin dahil edildiği bir meta analizde genç bireylerde uzun süreli yapılan egzersizin glisemik yarar sağladığı görülmüştür. Tip 1 diyabetli bireylerde hipoglisemi egzersiz için bir engel olarak görülmesine karşın, çalışmalarda yan etki görülme oranının düşük olması tip1 diyabetli bireylerin ciddi bir hipoglisemi yaşamadan egzersiz yapabileceklerini destekler niteliktedir (Kennedy, 2013).

Tip 1 DM’da kullanılan insülin nedeni ile egzersiz konusu büyük önem taşımaktadır. Egzersize bağlı glisemik yanıtı etkileyen bir çok faktör bulunmaktadır (Tablo 1). (Hayes, 2012).

Tablo 1: Tip 1 DM bireylerde egzersizin kan glukoz düzeyine etkisini etkileyen etmenler(Hayes, 2012)

• Antrenman veya fitness düzeyi
• Egzersiz şiddeti
• Egzersiz süresi
• Egzersizin zamanı
• Egzersiz türü
• Metabolik kontrol
• Beslenme durumu ve glikojen depoları
• Dolaşımdaki insülin düzeyleri.

Tip1 DM bireylerde egzersiz öncesi, egzersiz sonrası ve uzun süreli egzersizler sırasında, özellikle de yapılan egzersizin türü, şiddeti, süresi rutinin dışına çıktığında kan şekerleri kayıt edilmeli ve değerlendirilmelidir. Bu kontrol, egzersiz sırası ve sonrası hipoglisemi ve hiperglisemileri önleyeceği gibi akut komplikasyon risklerini de azaltmaktadır. Egzersize bağlı olan kan şekeri değişiklikleri, diyabet ekibi ile görüşülüp uygun insülin ve karbonhidrat düzenlemeleri ile ayarlanmalıdır (Hayes, 2012).

Karbonhidrat desteği özellikle planlanmamış spontan olarak karar verilen veya uzun süreli yüksek enerji harcamasına neden olacak egzersizlerde kullanılmalıdır. Genel bir kural olarak egzersiz öncesi kan şekeri 100 mg/dL nin altında ise ekleme yapılmalıdır. Özellikle 60 dakikadan uzun sürecek veya müsabaka şeklinde olan egzersizler sırasında da karbonhidrat desteği sağlanmalıdır. Egzersiz sırasında performans ve kasın etkinliği açısından kan glukoz düzeyinin 80-180 mg/dL veya bu değerlere çok yakın olması önerilmektedir. Genel olarak egzersiz sırasında her 30-60 dakikada bir 15-30 gram karbonhidrat desteğinin olması güvenli olarak kabul edilmektedir.  Egzersizin yemek yenildikten 1-3 saat sonra yapılması, egzersizden önce insülin uygulamasının en az 1 saat önce yapılmış olmasına özellikle dikkat edilmelidir. Diyabetli bireylerde sıvı açısından da destek sağlaması nedeni ile sporcu içecekleri ve dilue meyve suları  (karbonhidrat oranı %8’den az) kullanılabilir. Ayrıca taşıma rahatlığı, porsiyon kontrolünün iyi olması nedeni ile enerji jelleri, sporcu barları da diğer alternatifler arasında sayılmaktadır (Hayes, 2012). Egzersiz esnasında kan glikozunuzun düşmesi ihtimaline karşı her zaman hazırlıklı olunmalı ve şeker içeren yiyeceklerin bulundurulması gerekmektedir. Egzersiz sırasında bireyin yanında diyabetli olduğuna dair kimlik bulundurması da oluşabilecek önemli sorunları önlemesi açısından önerilmektedir (Hasbay,1999).

Egzersiz öncesi kan şekerinin 70 mg/dL altında olması durumu hipoglisemi olarak tanımlanmakta egzersiz öncesi kan şekerinin uygun sınırlara gelmesi gerekmektedir (Hayes, 2012). Hipogliseminin egzersizden sonraki 12 saat içerisinde de ortaya çıkabileceği unutulmamalıdır (Thompson, Gordon, Pescatello, 2014).

Tip 1 diyabetli bireylerde düzenli egzersizin ihtiyaç duyulan insülin miktarını azalttığı gösterilmiştir (Marwick vd., 2009;Chimen vd., 2012). Tip 1 DM lu bireylerde egzersiz öncesi insülin dozunun ayarlanması için farklı öneriler bulunmaktadır. Genel olarak egzersiz öncesi insülin dozunun %30-50 oranında azaltılması güvenli olarak kabul edilmektedir. Egzersiz süresi çok uzun ise bu değerin artırılması gerekmektedir (Hayes, 2012).
Karbonhidrat ve insülin düzenlemelerinin bireysel olarak değerlendirilmesi gerektiği unutulmamalıdır (Hayes, 2012).

Gestasyonel Diyabet

Gestasyonel diyabet hamilelik süresince ortaya çıkan bir durumdur. Gestasyonel diyabetli bireylerde ileri dönemde Tip2 DM  gelişme riskleri bulunmaktadır. Hamilelikte yapılan egzersiz hem gestasyonel diyabet riskini, hem de diğer hamileliğe bağlı gelişebilecek problemlerin önlenmesi açısından önerilmekte olup, hamilelere haftanın bir çok günü 30 dakika aktivite yapmaları önerilmektedir (Artal, Toole, 2003).  

Gestasyonel diyabetli kadınların dahil edildiği bir meta analizinde; haftada 3 kez, 20-45 dakika, bisiklet veya kol ergometresi veya dayanıklılık egzersizi yapanların daha iyi glisemik kontrole sahip oluğu, açlık ve yemek sonrası glikoz seviyelerinin düştüğü ve kardiorespiratuvar fitnesslarının arttığı görülmüştür (Ceysens, Rouiller,  Boulvain, 2006).

Hamilelik öncesi çok hareketsiz olan kadınların 30 dakikalık egzersizler yerine daha kısa sürelerle egzersize başlamaları ve zamanla artırmaları önerilmektedir. Ayrıca her hangi bir medikal veya jinekolojik komplikasyonu olan kadınların doktor izni olmadan egzersize başlamamaları gerekmektedir (Artal, Toole, 2003).

Sonuç olarak; tüm diyabetli bireylerde egzersize başlamadan önce diyabete bağlı makrovasküler ve mikrovasküler komplikasyonlar açısından değerlendirilmesi gerekmekte, böylece egzersize bağlı oluşabilecek risklerin önlenmesi sağlanabilmektedir (Hayes, 2012). Diyabetli bireylerde egzersizin olumlu etkileri ile birlikte aşağıdaki durumlar mevcut ise muhakkak doktorla iletişime geçilmesi önerilmektedir (Safran, Stone, Zachazewski, 2003)

• Egzersiz sonrası görmede değişiklikler
• Egzersiz sonrası artmış uyuşma, karıncalanma, iğne batması hissi
• Egzersiz esnasında veya sonrasında yüksek kalp atım hızı
• Egzersiz esnasında veya sonrasında baş dönmeleri, bayılma, kısa süreli bilinç kayıpları

KAYNAKLAR

Aguiar, E. J., Morgan, P. J., Collins, C. E., Plotnikoff, R. C., Callister, R. (2014). Efficacy of interventions that include diet, aerobic and resistance training components for type 2 diabetes prevention: a systematic review with meta-analysis. Int J Behav Nutr Phys Act, 11(2).

Alwan, A. (2011). Global status report on noncommunicable diseases 2010. World Health Organization..

American College of Sports Medicine. (2013). ACSM's guidelines for exercise testing and prescription. Lippincott Williams  Wilkins.

American Diabetes Association. Diagnosis and Clisssification of Diabetes Mellitus. Diabetes Care 27(1), 5-10, 2004.

Artal, R., O'Toole, M. (2003). Guidelines of the American College of Obstetricians and Gynecologists for exercise during pregnancy and the postpartum period. British journal of sports medicine, 37(1), 6-12.

Ceysens, G., Rouiller, D., Boulvain, M. (2006). Exercise for diabetic pregnant women. The Cochrane Library.

Chan, J.M., Rimm, E.B., Golditz, G.A., Stampfer, M.J., Willett, W.C. Obesity, fat distribution, and weight gain as risk factors for clinical diabetes in men. Diabetes Care. 1994; 17(9): 961-868

Chimen, M., Kennedy, A., Nirantharakumar, K., Pang, T. T., Andrews, R.,  Narendran, P. (2012). What are the health benefits of physical activity in type 1 diabetes mellitus? A literature review. Diabetologia, 55(3), 542-551.

Colberg, S. R., Sigal, R. J., Fernhall, B., Regensteiner, J. G., Blissmer, B. J., Rubin, R. R., Braun, B. (2010). Exercise and type 2 diabetes the American College of Sports Medicine and the American Diabetes Association: joint position statement. Diabetes care, 33(12), e147-e167.

Hasbay, A., (1999). Diyabet ve Egzersiz. Diyabet Diyetisyenliği Diyabette Beslenme Tedavisi hizmet içi sunumları.

Hayes, C., (2012) Diabetes and exercise. Sports nutrition A practice manual for professionals. 5th edition. Eatright. Academy of nutrition and dietetics.

Hordern, M., Cooney, L., Beller, E., Prins, J., Marwick, T.,  Coombes, J. (2008). Determinants of changes in blood glucose response to short-term exercise training in patients with type 2 diabetes. Clinical Science, 115, 273-281.

http://www.istanbul.edu.tr/itf/attachments/021_turdep.2.sonuclarinin.aciklamasi.pdf

Hu, G., Lakka, T. A., Kilpeläinen, T. O., Tuomilehto, J. (2007). Epidemiological studies of exercise in diabetes prevention. Applied physiology, nutrition, and metabolism, 32(3), 583-595.

Kennedy, A., Nirantharakumar, K., Chimen, M., Pang, T. T., Hemming, K., Andrews, R. C., Narendran, P. (2013). Does exercise improve glycaemic control in type 1 diabetes? A systematic review and meta-analysis. PloS one,8(3), e58861.

Kerner, W., Brückel, J. (2014). Definition, classification and diagnosis of diabetes mellitus. Exp Clin Endocrinol Diabetes, 122(7), 384-6.

Knowler WC, Barrett-Connor E, Fowler SE, et al. Reduction in the incidence of type 2 diabetes with lifestyle intervention or metformin. N Engl J Med 2002;346:393–403.

Diabetes Prevention Program Research Group. (2002). Reduction in the incidence of type 2 diabetes with lifestyle intervention or metformin. The New England journal of medicine, 346(6), 393.

Kosaka, K., Noda, M.,  Kuzuya, T. (2005). Prevention of type 2 diabetes by lifestyle intervention: a Japanese trial in IGT males. Diabetes research and clinical practice, 67(2), 152-162.

Li, G., Zhang, P., Wang, J., Gregg, E. W., Yang, W., Gong, Q., Bennett, P. H. (2008). The long-term effect of lifestyle interventions to prevent diabetes in the China Da Qing Diabetes Prevention Study: a 20-year follow-up study.The Lancet, 371(9626), 1783-1789.

Lindström, J., Ilanne-Parikka, P., Peltonen, M., Aunola, S., Eriksson, J. G., Hemiö, K., Finnish Diabetes Prevention Study Group. (2006). Sustained reduction in the incidence of type 2 diabetes by lifestyle intervention: follow-up of the Finnish Diabetes Prevention Study. The Lancet, 368(9548), 1673-1679.

Marwick, T. H., Hordern, M. D., Miller, T., Chyun, D. A., Bertoni, A. G., Blumenthal, R. S., Rocchini, A. (2009). Exercise training for type 2 diabetes mellitus impact on cardiovascular risk: a scientific statement from the American Heart Association. Circulation, 119(25), 3244-3262.

Morton, S., Kirkwood, S., Thangaratinom, S., (2014). Interventions to modify the progression to type 2 diabetes mellitus in women with gestational diabetes: a systematic review of literature. Current Opinion in Obstetrics and Gynecology, 26(6), 476-486.

Safran, M., Zachazewski, J. E., Stone, D. A. (2011). Instructions for sports medicine patients. Elsevier Health Sciences.

Samadi, N., Allahyari, I., Zamanzadeh, V., Dadkhah, B., Mohammadi, M. A. (2012). Educational Points for Prevention of Type 1 Diabetes and its Complications: A Systematic Review. J Clin Cell Immunol S, 2, 2.

Sénéchal, M., Slaght, J., Bharti, N., Bouchard, D. R. (2014). independent and combined effect of diet and exercise in adults with prediabetes. Diabetes, metabolic syndrome and obesity: targets and therapy, 7, 521.

World Health Organization. Report of a WHO Consultation. Definition, diagnosis and classification of diabetes mellitus and its complications. Part 1: diagnosis and classification of diabetes mellitus. Geneva: World Health Organization; 1999. WHO/NCD/NCS/99.2).
© 2014 - "SağlıkAfiyetDergi.com" Sağlıklı Yaşam Akademisi tescilli markasıdır.
Yasal Uyarı: Yayınlanan makale, yazı ve haberin tüm hakları www.saglikafiyetdergi.com'a aittir. Özel izin alınmadan makale, yazı ve haber hiçbir şekilde kullanılamaz. Ancak yazı ve haberin bir kısmı aktif link verilerek alıntılanabilir. Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile hazırlanmış olup, içeriklerden konunun yazarları sorumludur. İçerik sağlayıcısı haberlerin/yazıların/makalelerin altında gösterilmekte olup, 5651 s. kanun gereği adli/idari bütün sorumluluk içerik sağlayıcıya aittir. Siteye giren herkes "Kullanım Koşullarını" ve eklerini kabul etmiş sayılır.